Pazartesi, Ocak 14, 2008

Kdz.ereğli'den Mevrealtına kısa bir yolculuk

Bu gün saat 16 civarında,mevrealtına gitmek için ,meydanbaşı, potbaşı, gülüç,tersaneler, mevrealtı hattında çalışan halk otobüsünü bindim. Yoğun trafikte ilerlerken, sorunun nasıl çözülebileceği hakkında düşünmeye başladım. Görevliler de, park yasağına uymayan araçları çekicilerle kaldırmaya uğraşıyor ama, hangisinle uğraşsınlar.

Devrek yol ayrımına kadar,meydanbaşı güzergahının,trafik yükünün azaltılamıyacağı kanaatine varıyorum. Tek yön uygulamasının bu cadde için bir seçenek olması çok zor.Devrek yol ayrımı bile belli saatlerde tıkanıyor.Ama orada çözüm daha kolay.

Erdemir sevkiyat kapısı.Evet ,yoğun kamyon trafiği de buranın derdi,Her iki yöne park etmiş kamyonlar, trafik için büyük sorun. Gülüçten Çengel burnuna kadar yol oldukça bozuk. Araçlar ilerlemekte zorluk çekiyor bazen de bu nedenle şerit ihlali yapıyor.

Madenci tersanesinden itibaren, tersanelerin sonuna kadar, planlama hatası yapıldığını düşünüyorum.Mevcut karayolu zaten dar,tersanelerde yolun kenarında.Servis araçları her iki yöne park etmiş. Çalışanların araçlarıda orada. Düşünün bir de vardiya değişimi yapılıyor. Yolun iki tarafı, işten çıkanla,işe gelenle dolu. Adeta can pazarı.

Yolla,tersane binaları arasında otopark alanları yapılsa, oraları planına uygun yeşillendirilse, sonra da çalışma alanlarına geçilse fena mı olurdu?. Yol üzerinde de bu karmaşa yaşanmazdı. Karayolları oralarda nasıl yol genişlemesi yapacak acaba?

Derken, karşınıza mevrealtı sahili çıkıyor.Ufkunuz açılıyor birden, denizin mavisi de ne kadar da güzelmiş diyorsunuz .Derin derin nefes alıyorsunuz. Anlıyorsunuz ki, Mevrealtının korunması gerekiyor.Kaybedilen çevrenin geri getirilmesi de imkansız.Şunu diyoruz ki, mevrealtına yakışan denizi,kumu ve ormanıdır, tersane yada başkası değil.

Hiç yorum yok: